1 Aralık 2015 Salı

‘Milli İttifak’ Buharı AKP’ye Su Oldu

(Toplumsal Özgürlük, Aralık 2015 sayısı)

7 Haziran seçimlerine “Milli İttifak” oluşturarak giren Saadet Partisi ile Büyük Birlik Partisi (BBP) yüzde 2,06 oranında oy alarak barajı aşamamıştı. 1 Kasım seçimlerinde ise SP yüzde 0,7 ve BBP ise 0,5 oranında oy alarak yine barajı aşamayarak meclis dışında kaldılar. 

Dimyat’a pirince giderken AKP’ye vagon olmak 

7 Haziran seçimlerindeki “Milli” hava tutmayınca 1 Kasım’ daki seçime ayrı giren SP ve BBP, öncesinde AKP’yle sıkı temas içine girdiler. 

7 Haziran’da aralarında su sızmayan “Milliler”, sonuçların ardından AKP’den pay kapma yarışına düştü. AKP’nin tek başına iktidarı için kendilerinin küçük ama hedefe ulaştıracak güçlerini pazarlığa sundular, fakat hesapları AKP’nin karargahından geri döndü.

AKP, destekleri karşılığından kendilerinden 10 milletvekilliği isteyen SP’ye 2 milletvekilliği teklif ederek desteğe önem vermediğini gösterdi. 

AKP, “Milliler”e iki seçenekleri olduklarını gösterdi: Ya benim tarafımda ya da karşı taraftasınız. Tehdidin büyüklüğü ve ideolojik yakınlık iki partinin de AKP’nin savaş trenine vagon olmasını sağladı. 

Gülen etkisi 

AKP’nin bu iki parti hakkındaki bir diğer tehtidi, Gülen Cemaatine olan mesafeleriydi.

7 Haziran öncesi propagandalarında Gülen Cemaati’ne yapılan operasyonları “kısmen” eleştiren ve partilerinde cemaatten insanlar barındıran bu iki parti, seçim sonrasında vebadan kaçar gibi cemaatten uzaklaşmaya başladılar. Böylece AKP, bu iki partinin Gülen Cemaatinin etkisine girmelerini engelledi. 

Dolayısıyla, AKP’nin imha ve inkarcı Türk-İslam sentezi politikalarına hiç de yabancı olmayan bu partiler, bu çizgiye çok çabuk ayak uydurarak seçimlere neredeyse katılmayacaklardı. Gözle görülür propagandadan kaçarak Reis’i ürkütmemeye çalışan “Milliler”, oylarının yarısını sunarak hizmetlerini göstermiş oldular.

SP ve BBP, Erdoğan’ın çizgisine dışarıdan “utangaç”, içeriden gönüllü bir şekilde destek vererek AKP’nin savaş politikasına onay vermiş oldular. Böylece ideolojik olarak silinen bu partiler, kitlesel olarak da buharlaşmaya başlayarak AKP nin değirmenine su taşıdılar.

Fakat bu iki parti de AKP’nin vereceği hesaptan paylarını düşeni almaktan kaçamayacaklar. 

MHP Tarihsel Görevini Yerine Getirdi

(Toplumsal Özgürlük, Aralık 2015 sayısı)

 Kasım seçim sonuçlarına bakıldığında “matematiksel” açıdan en büyük kaybı MHP yaşadı. 40 milletvekili ve yüzde 4,4 oranında oy kaybeden MHP ideolojik olarak seçimi “kazanmış” durumda. 

MHP’den AKP’ye savaş onayı 

12 Eylül 1980 darbesinden sonra hapse atılan ülkücülerin şu sözü çok ünlüdür: “Kendimiz hapiste ama fikrimiz iktidarda”. 7 Haziran seçimlerinden sonra, kendisine sunulan her teklife “Hayır” diyen Bahçeli’nin önceliği Kürt Sorunu’nda savaş sürecine dönülmesiydi. Nitekim AKP de tek başına iktidarı elde edebilmek için ülkeyi toptan savaş sürecine sokmakta sakınca görmemiş, ülkeyi kan gölüne çevirmiştir. Bahçeli’nin istediğinden daha fazlasını yapmıştır. Kuruluşundan itibaren asli görevi devrimcileri, Kürtleri, Alevileri ve ezilenleri yaşatmamak olan MHP, Amed, Suruç ve Ankara katliamları ile MHP’nin görevini daha iyi yapacağını ispatlayan AKP’ye onay vermiş oldu. Bu yüzden AKP, “şimdilik” sadece Kürtleri ezmeye razı MHP’den daha fazla MHP’lileşerek darbeyle, hileyle, katliamla seçimi kazanmıştır. Fakat MHP, AKP’nin seçimi kazanması için sadece onay vermemiş, pratikle desteklemiştir. 

Ülkücü-Osmanlıcı kardeşliği 

AKP’ye seçimi kazandıransavaş ortamının yaratılmasında en önemli işlevlerden birini Osmanlı Ocakları gördü. Bu oluşum yeni kurulmasına karşı 8-9 Eylül’de Kürt halkına yapılan saldırıda baş rolü oynadı. Kitabevlerinin, işyerlerinin ve evlerin yakıldığı, insanların linç edildiği bu saldırıları gerçekleştiren kitlenin önemli bir bölümünü de ülkücüler oluşturmaktaydı.

Ülkü Ocakları hem kitlesiyle hem de daha önce yaptığı saldırıların deneyimleriyle ocak kardeşine yardımcı olmuştu. Savaş ortamının oluşmasında MHP ve çeteleri AKP’ye ciddi bir destek sunmuştur. MHP, solun ve devrimci hareketin yükseldiği dönemlerde saldırıları ve katliamlarıyla bu yükselişi durdurmak rolünü oynadı. Bu seferde AKP ve sermayenin ihtiyaç duyduğu şekilde rolünü oynayarak hem seçim öncesinde hem de sonrasında görevini yerine getirmiş ve ilerleyen süreç de devamını getirecektir. MHP gerek Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerekse yerel seçimlerde ittifak oluşturan CHP ve sosyal demokratlara da özünü göstermiştir. Fakat hem MHP hem de AKP’nin bu geçici zaferi, daha önce olduğu gibi şimdi de devrimtcilerin ve halkların direnişiyle yenilgiye dönüşecektir. 


(Çeviri) Balkan Savaşı - Amadeo Bordiga

Çevirenin Notu: İtalyan Marksist Amadeo Bordiga’nın bu yazısı ilk olarak Sosyalist Gençlik Federasyonu'nun sol kanadının yayını olan “L...