13 Eylül 2025 Cumartesi

Doğu Asya’daki İsyanlar

Ağustos ayının son günlerinde Endonezya’da ve geçtiğimiz hafta Nepal’de halk kitlelerinin gerçekleştirdikleri eylemler, “büyük güçlerin” hamlelerinin işgal ettiği dünya gündemini alt üst ederek öne çıktılar. “Bir anda” ortaya çıkan bu eylemlerin sarsıcı olmasının altında kapitalizmin yapısal krizinin “çevre” ülkelerinde daha fazla şiddetlenmesi ve küresel hegemonya mücadelesinin yayılan etkisi yatıyor.

Gençliğin ve Yoksulluğun İsyanları

8 Eylül’de Nepal’de başlayan barışçıl gösterilerin ilk olarak hedefinde yolsuzluklar ve sosyal medya yasakları bulunuyordu. Fakat kısa süre sonra kolluk kuvvetlerinin şiddete başvurarak 20 kişiyi katletmesiyle gösteriler isyana dönüştü ve önce İçişleri Bakanı’nın, ardından Nepal Başbakanı K.P. Sharma Oli’nin istifasıyla iktidarın düşmesine neden oldu. 10 Eylül’den itibaren kontrolü eline alan Nepal ordusu ise “taraflarla” görüşerek geçiş sürecini idare edeceğini açıkladı.[1]

Kendilerini “Z Kuşağı” olarak adlandıran gençler, genel olarak komünist partilerde reform yapılmasını isteyenler ve monarşiye geri dönülmesini savunanlar olarak bölünmüş olsalar da yolsuzlukların, yoksullukların ve eşitsizliklerin bitirilmesi konusunda hemfikirler. Nitekim hemfikir oldukları konuların yıllardır süregelmesi isyanların “bir anda” ortaya çıkarak büyümesini sağladı.

30 milyonluk nüfusunun yüzde 43’ü genç olan Nepal’de genç işsizlik oranının yüzde 20[2] olması, kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasılanın 1.447 ABD doları anca bulması ve her yıl yüzbinlerce Nepallinin mevsimlik göçmen işçi olarak çalışmak için yurtdışına çıkması[3] isyanın geç bile kaldığını gösteriyor. Ayrıyeten çoğu işsiz olan, iş bulsa da güvencesiz ve uzun süreli çalışan gençlerin öncü olmasına da şaşırmamak gerek.

Endonezya’daki eylemler de benzer nedenlere sahip.

28 Ağustos’ta Endonezya’nın Cakarta kentinde polisin “kurye” Affan Kurniawan’ı ezip öldürmesiyle başlayan gösteriler kısa sürede isyana dönüştü. Kolluk kuvvetlerinin uyguladığı şiddet 10 kişinin ölümüne neden olurken isyan bütün ülkeye yayıldı. İsyanın yayılmasının nedenleri arasında yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı tepki olmakla birlikte Endonezya maliye bakanı Indrawati’nin güvencesiz ve “kayıt dışı” çalışanları vergilendirme çabası (ki bu onun sonunu getirdi[4]) ve Endonezya işçilerinin asgari ücretin yükseltilmesini talep etmesi de bulunuyor.

Nepal’de ve Endonezya’daki egemen güçlerin kapitalizmin derinleşen yapısal krizinin bedelini işçilere ve gençlere ödetmek için onları güvencesiz ve kölece şartlarda çalışmaya zorlanmasının perde arkasında yatan bir diğer neden ise emperyalist güçlerin paylaşım ve hegemonya mücadelesi. Küresel güç olma mücadelesi “merkez” ülkeleri “çevredeki” ülkelerde artı-değer sömürüsü ve transferi yapmaya zorluyor. Nitekim bölgede yaşanan “siyasi gelişmeler” de bunun en büyük göstergesi.

Büyük Güçlerin Savaşı

Coğrafi olarak Hindistan ve Çin’in arasında bulunan Nepal, siyasi ve ekonomik olarak da bu iki ülke arasında sıkışmış durumda.

13 Mart 2024’te Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal Prachanda’nın liderliğini yaptığı Nepal Komünist Partisi(Maoist Merkez)’nin politika değişikliğine giderek Çin’e yakınlığıyla bilinen Nepal Komünist Partisi (Birleşik Marksist-Leninist) ile ittifak yapması ve Hindistan’a yakın duran Nepal Kongresi’ni iktidardan uzaklaştırmasıyla Nepal Çin’e yakınlaşmıştı. Temmuz 2024’te iktidardan düşen Prachanda’nın yerine Nepal Komünist Partisi (Birleşik Marksist-Leninist) lideri K.P. Sharma Oli’nin geçmesi bu durumu değiştirmedi.

Dış politikada benzer çizgiyi sürdüren Oli, Çin ile siyasi ve ticari ilişkileri geliştirmek için Aralık 2024’te Tek Kuşak ve Tek Yol projesine katılmaya yönelik çerçeve anlaşmasını imzaladı.[5] Keza Oli Temmuz 2024’te göreve başladığında Nepal başbakanlarının ilk olarak Hindistan’ı ziyaret etme geleneğini yıkarak Çin’i gitmişti.

Bu gelişmeler haliyle Hindistan ve ABD’nin tepkisini çekmişti. Nitekim bu yılın Ocak ayında mitinglerle başlayıp sosyal medyaya sıçrayan monarşi yanlısı siyasi eylemlerde Nepal’i Hindu devletine dönüştürmek isteyen Nepal Kongresi’nin öne çıktı[6] ve “Z Kuşağı” gençleri etkileyerek “monarşinin” geri getirilmesi fikrini gündemde tutuyor.

Diğer yandan ABD ise “demokrasi” yoluyla müdahale derdinde. 2024’te Demokrasi İçin Ulusal Kazanım Fonu’nun (NED) yayınladığı belgeye göre Nepal’deki “sivil toplum” örgütlerini desteklemek için milyonlarca dolar fon ayrılmış[7] olması ABD’nin açıkça “renkli devrim” arayışında olduğunu gösteriyor. ABD’nin bu arayışının bir diğer nedeni de “duygusal”. ABD, Eylül 2017’de imzalanan anlaşma ile Millennium Challenge Corporation’ın (MCC) Nepal Compact programı aracılığıyla Nepal’deki altyapı projelerine yaklaşık 500 milyon dolar yatırım yapmıştı.[8] Ve ABD ne Nepal’in ne de milyonlarca dolarının Hindistan ya da Çin’in kontrolüne geçmesini istemiyor. Bu nedenle isyanları kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etmekten de çekinmiyor.

Benzer manipülasyon Endonezya’nın “içinde” görülmekte. Şimdiki devlet başkanı Subianto (ki kendisi eski devlet başkanı Suharto’nun damadıdır), eski Cumhurbaşkanı Jokowi ve PDİ-P lideri Megawati[9] arasındaki paylaşım savaşı doğrultusunda halkın haklı isyanı çalınmaya çalışılıyor.

İsyanın Çalınması

Kapitalizmin yapısal krizinin derinleşmesi sadece küresel emperyalist güçler arasındaki paylaşım ve hegemonya savaşını şiddetlendirmekle kalmıyor, “çevre” ülkelerde de yoksulluğu, eşitsizlikleri ve yolsuzlukları artırıyor.

Bu nedenle Nepal ve Endonezya’da olduğu gibi işçilerin ve gençlerin önderliğinde güvencesiz ve kölece şartlarda çalışmaya karşı isyanların her an başka bir ülkede ortaya çıkması oldukça muhtemel. Bu haklı isyanlar, işçi sınıfı öncülüğündeki sosyalist/komünist partiler tarafından örgütlenmediği takdirde “demokrasi” ve çeşitli “kimliklerin” hakları adı altında sivil toplum örgütleri aracılığıyla emperyalist güçlerce çalınması oldukça muhtemel olacaktır. Fakat Nepal’de halkın komünistlere olan güveninin azaldığı da göz önüne alındığında sosyalist/komünist partilerin işçi sınıfından ve halktan kesinlikle kopmamayı da ilke edinmesi gerektiği görülüyor.



[1] https://thehimalayantimes.com/nepal/nepali-army-urges-public-not-to-rely-on-rumors

[2] https://harici.com.tr/nepal-protestolarina-dair-yolsuzluk-z-kusagi-ned-fonlari-ve-jeopolitik-rekabet/

[3] https://harici.com.tr/nepal-basbakani-oli-yolsuzluga-karsi-protestolarin-tirmanmasi-uzerine-istifa-etti/

[4] https://www.haberhurriyeti.com/haber/26231979/endonezyanin-mehmet-simseki-gorevden-alindi

[5] https://turkish.cgtn.com/2024/12/03/ARTI1733216827951440

[6] https://halktv.com.tr/makale/ulkenin-basbelasi-hindutva-nepalde-abdhindistan-parmagi-971004

[7] https://www.ned.org/wp-content/uploads/2025/04/Asia-Grant-Listing-FY24.pdf

[8] https://thediplomat.com/2025/07/why-the-mccs-continuation-is-in-the-interest-of-nepal-and-the-us/

[9] https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ergin-yildizoglu/endonezya-da-isyan-2433104

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

(Çeviri) Balkan Savaşı - Amadeo Bordiga

Çevirenin Notu: İtalyan Marksist Amadeo Bordiga’nın bu yazısı ilk olarak Sosyalist Gençlik Federasyonu'nun sol kanadının yayını olan “L...