Ağustos ayının son günlerinde Endonezya’da ve geçtiğimiz hafta Nepal’de halk kitlelerinin gerçekleştirdikleri eylemler, “büyük güçlerin” hamlelerinin işgal ettiği dünya gündemini alt üst ederek öne çıktılar. “Bir anda” ortaya çıkan bu eylemlerin sarsıcı olmasının altında kapitalizmin yapısal krizinin “çevre” ülkelerinde daha fazla şiddetlenmesi ve küresel hegemonya mücadelesinin yayılan etkisi yatıyor.
Gençliğin ve Yoksulluğun İsyanları
8 Eylül’de Nepal’de başlayan barışçıl gösterilerin ilk
olarak hedefinde yolsuzluklar ve sosyal medya yasakları bulunuyordu. Fakat kısa
süre sonra kolluk kuvvetlerinin şiddete başvurarak 20 kişiyi katletmesiyle gösteriler
isyana dönüştü ve önce İçişleri Bakanı’nın, ardından Nepal Başbakanı K.P.
Sharma Oli’nin istifasıyla iktidarın düşmesine neden oldu. 10 Eylül’den
itibaren kontrolü eline alan Nepal ordusu ise “taraflarla” görüşerek geçiş
sürecini idare edeceğini açıkladı.[1]
Kendilerini “Z Kuşağı” olarak adlandıran gençler, genel
olarak komünist partilerde reform yapılmasını isteyenler ve monarşiye geri
dönülmesini savunanlar olarak bölünmüş olsalar da yolsuzlukların,
yoksullukların ve eşitsizliklerin bitirilmesi konusunda hemfikirler. Nitekim
hemfikir oldukları konuların yıllardır süregelmesi isyanların “bir anda” ortaya
çıkarak büyümesini sağladı.
30 milyonluk nüfusunun yüzde 43’ü genç olan Nepal’de genç
işsizlik oranının yüzde 20[2]
olması, kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasılanın 1.447 ABD doları anca
bulması ve her yıl yüzbinlerce Nepallinin mevsimlik göçmen işçi olarak çalışmak
için yurtdışına çıkması[3]
isyanın geç bile kaldığını gösteriyor. Ayrıyeten çoğu işsiz olan, iş bulsa da
güvencesiz ve uzun süreli çalışan gençlerin öncü olmasına da şaşırmamak gerek.
Endonezya’daki eylemler de benzer nedenlere sahip.
28 Ağustos’ta Endonezya’nın Cakarta kentinde polisin “kurye”
Affan Kurniawan’ı ezip öldürmesiyle başlayan gösteriler kısa sürede isyana
dönüştü. Kolluk kuvvetlerinin uyguladığı şiddet 10 kişinin ölümüne neden olurken
isyan bütün ülkeye yayıldı. İsyanın yayılmasının nedenleri arasında yolsuzluğa
ve yoksulluğa karşı tepki olmakla birlikte Endonezya maliye bakanı
Indrawati’nin güvencesiz ve “kayıt dışı” çalışanları vergilendirme çabası (ki
bu onun sonunu getirdi[4])
ve Endonezya işçilerinin asgari ücretin yükseltilmesini talep etmesi de
bulunuyor.
Nepal’de ve Endonezya’daki egemen güçlerin kapitalizmin derinleşen
yapısal krizinin bedelini işçilere ve gençlere ödetmek için onları güvencesiz
ve kölece şartlarda çalışmaya zorlanmasının perde arkasında yatan bir diğer
neden ise emperyalist güçlerin paylaşım ve hegemonya mücadelesi. Küresel güç
olma mücadelesi “merkez” ülkeleri “çevredeki” ülkelerde artı-değer sömürüsü ve transferi
yapmaya zorluyor. Nitekim bölgede yaşanan “siyasi gelişmeler” de bunun en büyük
göstergesi.
Büyük Güçlerin Savaşı
Coğrafi olarak Hindistan ve Çin’in arasında bulunan Nepal,
siyasi ve ekonomik olarak da bu iki ülke arasında sıkışmış durumda.
13 Mart 2024’te Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal Prachanda’nın
liderliğini yaptığı Nepal Komünist Partisi(Maoist Merkez)’nin politika
değişikliğine giderek Çin’e yakınlığıyla bilinen Nepal Komünist Partisi
(Birleşik Marksist-Leninist) ile ittifak yapması ve Hindistan’a yakın duran Nepal
Kongresi’ni iktidardan uzaklaştırmasıyla Nepal Çin’e yakınlaşmıştı. Temmuz
2024’te iktidardan düşen Prachanda’nın yerine Nepal Komünist Partisi (Birleşik
Marksist-Leninist) lideri K.P. Sharma Oli’nin geçmesi bu durumu değiştirmedi.
Dış politikada benzer çizgiyi sürdüren Oli, Çin ile siyasi
ve ticari ilişkileri geliştirmek için Aralık 2024’te Tek Kuşak ve Tek Yol projesine
katılmaya yönelik çerçeve anlaşmasını imzaladı.[5]
Keza Oli Temmuz 2024’te göreve başladığında Nepal başbakanlarının ilk olarak Hindistan’ı
ziyaret etme geleneğini yıkarak Çin’i gitmişti.
Bu gelişmeler haliyle Hindistan ve ABD’nin tepkisini
çekmişti. Nitekim bu yılın Ocak
ayında mitinglerle başlayıp sosyal medyaya sıçrayan monarşi yanlısı siyasi
eylemlerde Nepal’i Hindu devletine dönüştürmek isteyen Nepal Kongresi’nin öne
çıktı[6] ve
“Z Kuşağı” gençleri etkileyerek “monarşinin” geri getirilmesi fikrini gündemde
tutuyor.
Diğer yandan ABD ise “demokrasi” yoluyla müdahale derdinde. 2024’te Demokrasi İçin Ulusal Kazanım
Fonu’nun (NED) yayınladığı belgeye göre Nepal’deki “sivil toplum” örgütlerini
desteklemek için milyonlarca dolar fon ayrılmış[7]
olması ABD’nin açıkça “renkli devrim” arayışında olduğunu gösteriyor. ABD’nin
bu arayışının bir diğer nedeni de “duygusal”. ABD, Eylül 2017’de
imzalanan anlaşma ile Millennium Challenge Corporation’ın (MCC) Nepal Compact
programı aracılığıyla Nepal’deki altyapı projelerine yaklaşık 500 milyon dolar
yatırım yapmıştı.[8] Ve ABD ne
Nepal’in ne de milyonlarca dolarının Hindistan ya da Çin’in kontrolüne
geçmesini istemiyor. Bu nedenle isyanları kendi çıkarları doğrultusunda manipüle
etmekten de çekinmiyor.
Benzer
manipülasyon Endonezya’nın “içinde” görülmekte. Şimdiki devlet başkanı Subianto
(ki kendisi eski devlet başkanı Suharto’nun damadıdır), eski Cumhurbaşkanı
Jokowi ve PDİ-P lideri Megawati[9] arasındaki
paylaşım savaşı doğrultusunda halkın haklı isyanı çalınmaya çalışılıyor.
İsyanın Çalınması
Kapitalizmin yapısal krizinin derinleşmesi sadece küresel
emperyalist güçler arasındaki paylaşım ve hegemonya savaşını şiddetlendirmekle
kalmıyor, “çevre” ülkelerde de yoksulluğu, eşitsizlikleri ve yolsuzlukları
artırıyor.
Bu nedenle Nepal ve Endonezya’da olduğu gibi işçilerin ve
gençlerin önderliğinde güvencesiz ve kölece şartlarda çalışmaya karşı isyanların
her an başka bir ülkede ortaya çıkması oldukça muhtemel. Bu haklı isyanlar,
işçi sınıfı öncülüğündeki sosyalist/komünist partiler tarafından örgütlenmediği
takdirde “demokrasi” ve çeşitli “kimliklerin” hakları adı altında sivil toplum
örgütleri aracılığıyla emperyalist güçlerce çalınması oldukça muhtemel
olacaktır. Fakat Nepal’de halkın komünistlere olan güveninin azaldığı da göz
önüne alındığında sosyalist/komünist partilerin işçi sınıfından ve halktan kesinlikle
kopmamayı da ilke edinmesi gerektiği görülüyor.
[1] https://thehimalayantimes.com/nepal/nepali-army-urges-public-not-to-rely-on-rumors
[2] https://harici.com.tr/nepal-protestolarina-dair-yolsuzluk-z-kusagi-ned-fonlari-ve-jeopolitik-rekabet/
[3] https://harici.com.tr/nepal-basbakani-oli-yolsuzluga-karsi-protestolarin-tirmanmasi-uzerine-istifa-etti/
[4] https://www.haberhurriyeti.com/haber/26231979/endonezyanin-mehmet-simseki-gorevden-alindi
[5] https://turkish.cgtn.com/2024/12/03/ARTI1733216827951440
[6] https://halktv.com.tr/makale/ulkenin-basbelasi-hindutva-nepalde-abdhindistan-parmagi-971004
[7] https://www.ned.org/wp-content/uploads/2025/04/Asia-Grant-Listing-FY24.pdf
[8] https://thediplomat.com/2025/07/why-the-mccs-continuation-is-in-the-interest-of-nepal-and-the-us/
[9] https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ergin-yildizoglu/endonezya-da-isyan-2433104
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder