27 Aralık 2025 Cumartesi

2025 Biterken

 Önceki yılları aratmayan bir şekilde “heyecanlı” ve hareketli geçen 2025 yılı, birtakım sorunları ve “fırsatları” da 2026’ya aktarıyor. Yıl boyunca yaşanan gelişmelerden kaynaklanan bu sorunların ve “fırsatlar”ın, özellikle küresel güçlerin hamleleriyle şekilleneceği görülüyor. Nitekim küresel güçlerin önümüzdeki yıl yapacakları hamleler de bu sene yaptıklarıyla belirli bir süreklilik içeriyor.

ABD’nin “Çabaları”

Dünya düzeninde egemen güç olma niteliğini koruyan ABD, geçtiğimiz senelerde olduğu gibi rakipsiz kalma çabalarını sürdürdü. Bu çabalar kimi olayların (İsrail-İran, Hindistan-Pakistan, Tayland-Kamboçya arasındaki çatışmalarda ateşkesin sağlanması gibi) ABD’nin istediği şekilde sonuçlanmasıyla sonuç da verdi. Ama bununla birlikte başka çabaların (Trump’ın Çin’e yönelik tarifeleri ve Ukrayna’ya ağır silah yardımı) Çin ve Rusya gibi “rakiplerde” ciddi güç kaybına yol açmaması, toplamda ABD’nin “rakipsiz” olmadığını ve kalamayacağını gösterdi. Sene içerisinde Trump’ın Avrupa ile yaşadığı gerilimlerin de bunda bir nebze payı bulunmakta.

Senenin sonuna doğru yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi (UGS) belgesi ise ABD’nin bu sene olduğu gibi gelecek sene de Avrupa’ya kendini dayatma, Çin ile Rusya arasında ayrılık yaratma, “içe dönerek” öz gücünü artırma politikalarına devam edeceğini ortaya koyuyor.

Çin “İlerliyor”

Dünya düzenine yavaş ama kararlı adımlarla ve güç biriktirerek çıkan Çin, egemen güç olma yönünde ilerliyor.

Trump’ın tekrar başa geçmesiyle birlikte “eski” boyun eğme politikasına son veren Çin, ABD’den gelen hamlelere benzer tonda karşılık vermekten çekinmiyor.

Boyun eğmeme politikasına bu sene de devam eden Çin, Trump’ın tarifeler üzerinden yaptığı yoğun baskıya benzer tarifelerle karşılık vererek meydan okudu. Buna ek olarak Pekin yönetimi Rusya ile ilişkilerini koruyup derinleştirdi, bölgesindeki ABD müttefiki ülkelerle özellikle ticari ve askeri ilişkilerini geliştirdi ve Tayvan’a yönelik askeri hazırlıklarını artırdı. Ve son olarak Çin, UGS belgesine karşı yayımladığı Latin Amerika ve Karayiplere yönelik strateji belgesiyle ABD’nin hamlelerine karşı dünya geneline nüfuzunu yayma politikasını ilerleteceğinin sinyallerini veriyor.

Rusya “Dengede”

Batı’nın kendisini adım adım parçalama ve sömürgeleştirme politikasına karşı Ukrayna’yı işgal eden Rusya, savaşın dördüncü yıl dönümüne yaklaşılırken istediği hedefe tam anlamıyla ulaşamadı. Bununla birlikte Ukrayna’da belirli bir statüko edinen ve küçük ilerlemeler sağlayabilen Moskova, ülke ekonomisini de güçlendirmeyi sürdürüyor. Ve bu durum Rusya’nın “şimdilik” korumak istediği denge halini oluşturuyor. Bu denge halinin yavaş yavaş da olsa Rusya’nın gücünü artırma imkanını taşıması, dış politikayı da etkiliyor. Putin’in ağustos ayında Alaska’da Trump ile görüşmesi, Avrupa’ya saldırmayacağını sürekli tekrarlaması da bu etkinin göstergeleri. Bu bağlamda Rusya’nın gelecek sene de ABD’yle uyumlu politikalar izlemeye, Avrupa’daki savaş karşıtlarını yanına çekmeye çalışmaya ve Çin ile de ilişkilerini koruyup derinleştirmeye devam edeceği öngörülebilir.

Avrupa “Yol Ayrımında”

2025 yılı boyunca neredeyse her güne silahlanma, ordu kurma ve Rusya’nın dondurulan varlıklarına el koyma gündemiyle uyanan Avrupa, yılın sonuna gelindiğinde henüz istediği hiçbir sonuca varamadı. Rusya’nın gücünü koruması ve Ukrayna’da ilerleme sağlaması, Trump’ın silahlanma konusunda Avrupa’yı yalnız bırakması, Avrupa Birliği içerisinde Macaristan ve Slovakya’dan gelen çatlak sesler ve meydanlardaki “savaş karşıtları” Avrupa’nın sonuca varmasının kolay olmayacağını da gösteriyor. Ve bu durum Avrupa’yı “Rusya’yla savaşa hazırlanma” ya da “Putin’le barışma” seçeneklerinin bulunduğu bir yol ayrımına sürüklüyor.

Ve sonuçta 2025 yılındaki gelişmelerin de küresel güçleri ve sermayeyi benzer bir yol ayrımına, savaş ya da barış seçeneklerinin bulunduğu bir yol ayrımına sürüklediğini ve 2026 yılında da buna yönelik hamlelerini sürdüreceklerini söyleyebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

(Çeviri) Balkan Savaşı - Amadeo Bordiga

Çevirenin Notu: İtalyan Marksist Amadeo Bordiga’nın bu yazısı ilk olarak Sosyalist Gençlik Federasyonu'nun sol kanadının yayını olan “L...