Geçtiğimiz günlerde yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi (UGS) belgesi, ABD’nin kısa ve orta vadede izleyeceği politikaların temel ilkelerini ortaya koymuştu. Bu belgenin ardından Çin’in Latin Amerika ve Karayiplerdeki ülkelerle ilişkilerini tanımlayan strateji belgesini yayımlaması[1], dünya düzeninin “yeni” ve hareketli bir dönemine girildiğinin en önemli göstergesi oldu.
İki belgenin içerikleri ise ABD’nin ve Çin’in “yeni” ve
hareketli dönemde dünya sahnesinde sergileyecekleri politikalara dair bilgiler
barındırıyor.
Çin Atakta
Belgenin UGS’nin ardından “restine rest” şeklinde yayımlanması
ve özellikle Latin Amerika ile Karayiplerdeki ülkelerle “sınırlandırılması”,
Pekin’in ABD’ye karşı artık açıktan oynamak istediğini gösteriyor.
UGS’de ABD sermayesi için pazar ve hammadde kaynağı bir “arka
bahçe” olarak görülen Latin Amerika ve Karayiplerin esas alınması, Pekin’in aynı
zamanda yıllardır kendisini “Asya Pivot” politikasıyla kuşatmaya çabalayan
ABD’ye kendi bahçesinden cevap vermek istediğini ortaya koyuyor. Ki belgenin
içeriği de Çin’in uzun soluklu ve ciddi bir süreçle bölgeye hamle yapacağına işaret
ediyor.
Öncelikle Çin, belgede bölgeyi “Küresel Güney”in bir parçası
olarak gördüğünü ifade ederek ideolojik bir yaklaşım sergiliyor. Zengin
Kuzey-Yoksul Güney kutupları üzerinden yapılan bu tanımlamayla Çin, “güney”
ülkelerine destek veren “lider ülke” rolünü üstlenmeye hazırlanıyor. Nitekim
belgede “var olan siyasi iktidarların egemenliğinin” destekleneceğinin
belirtilmesi, ABD’nin ve Batılı müttefiklerinin “demokrasi” getirmesi
tehdidiyle yaşayan iktidarlar için oldukça hayati ve de “çekici”.
Buna ek olarak yayımlanan belgede Tek Kuşak Tek Yol projesi
kapsamında bu ülkelere altyapı yatırımları yapılarak tedarik zincirine eklemlenmelerinin
sağlanması, yapılacak ticarette doların yerine ulusal paraların kullanılmasının
planlanması, savunmada ve güvenlikte işbirliği ile teknoloji, uzay ve yapay
zeka alanlarında ortaklık yapılması, kültürel diplomasi aracılığıyla insani
bağların kurulması gibi başlıkların öne çıkarılması, Pekin’in kendisine
yaklaşanlara hayatın bütün alanlarında arka çıkarak destek olacağını açıkça
ortaya koyuyor.
İçeride Güç ve Enerji
Çin’in “dışarıda” gösterdiği bu atak politikalar, “içerideki”
güç ve enerjiyle de destekleniyor.
“Çin’in Manhattan Projesi” denilen projede Çinli bilim
insanlarının yapay zekâ, akıllı telefonlar ve silahlarda kullanabilecek son
teknoloji ürünü yarı iletken çipleri üretebilen makinenin prototipini yapmayı
başarması[2]
ile Pekin, Batı’nın teknolojik üstünlüğüne önemli darbe vurmanın eşiğinde.
Nitekim bu “başarı” sayesinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping,
Trump’ın satışlarına izin verdiği ABD yapımı çiplerin kritik sanayilerde kullanılmaması
emrini verdi.[3]
Öte yandan Çin, teknolojideki bu güçlenmeyi iktidar alanını gençleştirmeyle
ikame ediyor. 1970’li yıllarda doğmuş yeni nesil kadroların 2026’da bölgesel
düzeydeki yönetimlere getirilmeleri ve 2028 yılıyla birlikte de Çin Komünist
Partisi Merkez Komitesi’ne girmelerinin planlanması[4],
Çin’in hazırlıklarının uzun vadeli olduğunu ortaya koyuyor.
Çin’in bu hamlelerine karşı ABD’den ve Batı’dan bilindik “sert”
hamleler gelmekte.
NATO’nun Çin’i malzemede ve teknolojide oynadığı baskın
rolden dolayı (Rusya ile birlikte) Avrupa’nın enerji güvenliği için tehdit
olarak gördüğünü belirtmesi[5],
ABD yönetiminin Tayvan’a 11,1 milyar dolarlık silah satışını onaylaması[6]
Çin’le savaşmaya kararlı olduklarını gösteriyor.
Her ne kadar Britanya’nın dış istihbarat teşkilatı MI6’nın yeni şefi, “yayılmacı Rusya ile verimli iktisadi ilişkiler kurmak isteyen Çin arasında ayrım yapmalıyız”[7] dese de huylunun bugüne kadar huyundan pek vazgeçmediği de aşikâr. Keza bundan sonra Pekin’in ABD’nin “restlerine rest” diyeceği de.
[1]
https://www.globaltimes.cn/page/202512/1350190.shtml
[2] https://www.reuters.com/world/china/how-china-built-its-manhattan-project-rival-west-ai-chips-2025-12-17/
[3] https://youtu.be/WRwqRoIfAAU?si=ZYZZYH7NBK7jGbMe
[4] https://asia.nikkei.com/politics/international-relations/us-china-tensions/new-cadre-of-chinese-leaders-in-2026-may-reshape-us-ties-think-tank
[5] https://www.politico.eu/article/china-poses-major-risk-to-europes-energy-grids-top-nato-official-radmila-sekerinska-warns/
[6] https://www.ft.com/content/feda40da-5297-43f8-80a0-a5252e6bc89e
[7] https://www.politico.eu/article/britain-new-female-mi6-chief-blaise-metreweli-wants-to-do-things-differently/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder