6 Haziran 2026 Cumartesi

Ateşkes, İşgal ve Direniş Üçgeninde Lübnan

Soykırımcı ve işgalci İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. “Ateşkes” kararı alınmasına rağmen sivillere bombalar yağdıran soykırımcı İsrail, Hizbullah’ın direnişi karşısında tökezliyor.

Soykırım suçlusu İsrail Başbakanı Netanyahu, 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılan geçici “ateşkes” sürecine rağmen saldırıları artırma emrini verdi. Müzakere masasında ABD’nin “arabuluculuğuyla” süren görüşmeleri umursamadığını gösteren Netenyahu’ya karşı ne ABD’den ne de Avrupa’dan tek bir “kınama” bile gelmedi. Bu da bir bütün olarak “Batı”nın İsrail’in işgalini ve soykırımını desteklediğinin bir kanıtı.

“Ateşkeste” İşgal ve Soykırım

Bu destekten güç alan soykırımcı ve işgalci İsrail, Litani Nehri’nin kuzeyine geçerek işgalini fiilen genişletti. İsrail birlikleri Yahmur beldesi üzerinden Doğu Zavtar ve Şakif Ernun’a kadar ilerleyerek Nebatiye kent merkezinin yakınlarına ulaştı.[1] Bu işgal, BM’nin ve ABD’nin üzerinde anlaştığı “güney Litani” çerçevesinin bile artık geçersiz olduğunu gösteriyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre 2 Mart’tan bu yana 3 bin 558 kişi hayatını kaybetti ve 1 milyonu aşkın kişinin yerinden edildi.[2] “Ateşkes izleme mekanizması” ise bu gerçeklere rağmen suskunluğunu koruyor. Sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Beyrut’un Dahiye mahallesinin “yok edilmesi” çağrısında bulunmasıyla soykırımcı ve işgalci İsrail niyetini saklama gereğini bile duymuyor.[3]

İsrail’in soykırımına ve işgaline Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, “İsrail’in yaptığı sadece Lübnan’ın egemenliğinin ihlali değil, aynı zamanda tarihin silinmesidir” diyerek “sert” tepki gösterdi.[4] Bu sözler aslında Washington’ın belirlediği müzakere çerçevesinden çıkmayan ve İsrail’in ilerleyişine karşı tek bir kurşun sıkmayan “başbakan”ın “çaresizliğini” gösteriyor.

Bu “çaresizliğin” diğer ortağı ise Cumhurbaşkanı Joseph Aun. İşgale ve soykırıma karşı bir mücadele sergilemeyen Aun ve Selam, Washington’ın talebi doğrultusunda Lübnan yasalarını ihlal ederek İsrail’le doğrudan görüşmelere katılmaktan da çekinmiyorlar.[5] Bu ortamda yaptıkları görüşmeler, ikilinin işgale ve soykırıma karşı teslimiyeti meşrulaştırma çabalarının yanı sıra işbirlikçi olduklarını da gösteriyor.

Hizbullah ise görüşmeleri ve silahsızlandırma gündemini “intihar” olarak tanımlayarak Lübnan’ı koruyan ve işgalci güçleri çekilmeye zorlayan tek öznenin direniş olduğunu ve olacağını ilan ediyor.

Trump’ın “Tek Taraflı Ateşkesi”

2-3 Haziran’da Washington’da yapılan dördüncü yüksek düzeyli üçlü toplantının gerçekleşmesini “sağlayan” ise İran oldu.

Soykırımcı ve işgalci İsrail, Beyrut’un güney banliyölerinin tamamına tahliye emri çıkararak büyük bir bombardıman dalgasına hazırlanıyordu. Ancak İran’ın Washington’la görüşmeleri sonlandırma ve İsrail’i yeniden vurma tehdidi, ABD’yi bu saldırıyı durdurmak zorunda bıraktı.[6]

Bunun üzerine Trump, 2 Haziran’da Lübnan’da “tek taraflı ateşkes” ilan ettiğini duyurdu. Fakat bu ilan ne bir anlaşmanın ne de gerçek bir “ateşkesin” karşılığıydı. Trump bu ilanla İran’la yürütülen nükleer müzakereleri korumak için soykırımcı ve işgalci İsrail’e geçici bir “yavaşla” işareti verdi. Dolayısıyla Trump’ın “tek taraflı ateşkes” ilanı bir barış çabası olmaktan öte direniş karşısındaki “çaresizliğinin” bir görüntüsü oldu.[7]

“Şartlı Ateşkes”

4 Haziran’da ise ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan arasında “geniş kapsamlı ateşkes” konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Fakat ateşkes şu şartlara bağlandı: Hizbullah saldırılarını tamamen durdurarak tüm unsurlarını Litani Nehri’nin güneyinden çekecek ve Lübnan ordusunun belirli bölgelerde “tek yetkili güç” olarak kontrolü devralacağı "pilot bölgeler" oluşturulacak.[8]

Fakat bu “şartlı ateşkes”, Hizbullah’ın hem silahlarından hem de konuşlandığı topraklardan çekilmesini öngörürken soykırımcı ve işgalci İsrail’in işgal ettiği topraklarda kalmasına tek bir kelime bile etmiyor. Buna rağmen Lübnan hükümetinin anlaşmayı imzalaması, Washington “barış” olarak nitelemesi ve Lübnan Cumhurbaşkanı Aun’un “son fırsat" olarak tanımlaması gafletin boyutunu gösteriyor.[9]

Bütün bu “ateşkes” ilanlarına rağmen soykırımcı ve işgalci İsrail’in saldırıları devam ediyor. Lübnan’ın güneyindeki el-Huş kasabasında düzenlenen bombardımanda en az altı sivil hayatını kaybederken Beyrut’un güneyindeki Halde otoyolunda bir araç İHA ile vuruldu.[10] Ve bütün bu saldırılara karşın BM Genel Sekreteri “ateşkesi memnuniyetle karşıladı.”[11]

 “Çöktü” Denilen Direniş

4 Haziran’daki “şartlı ateşkese” Hizbullah “İsrail, Lübnan topraklarından çekilene kadar savaşmaya devam edeceğiz” diyerek yanıt verdi ve direnişini devam ettirdi.

2024’te kurucu kadrolarının büyük bölümünü hedef alan suikastlardan sonra bitti denilen Hizbullah, bir yanda ABD güdümündeki Lübnan hükümetinin baskısına, öte yanda soykırımcı ve işgalci İsrail’in sahadan ve havadan saldırılarına karşı mücadelesini sürdürüyor.

Hizbullah’ın mücadelesi, Lübnan’ı soykırımcı ve işgalci İsrail’in yayılma planlarıyla uyumlu bir yapıya dönüştürmeyi, direnişin kapasitesini iç siyaset yoluyla tasfiye etmeyi ve bunu Washington’ın “arabuluculuğu” maskesiyle meşrulaştırmayı hedefleyen planı altüst ediyor.

Altüst edilen bu plan, bölgesel ya da yerel bir siyasi anlaşmazlıktan öte emperyalizmin Orta Doğu’daki enerji kaynaklarına ve pazarlarına yönelik hegemonya savaşımının bir parçası. Dolayısıyla bu planın sekteye uğradığı her an, bölge halklarının kendilerine dayatılan soykırıma ve sömürüye karşı direnişi büyütmeleri için bir nefes sağlıyor.


[1] https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/ateskes-altinda-isgal-israil-lubnan-iclerine-ilerledi-2507961

[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/netanyahu-dan-lubnan-aciklamasi-anlasma-tamamlanmadi-2509825

[3] https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/ben-gvir-den-netanyahu-ya-beyrut-cagrisi-dahiye-yi-yerle-bir-etmeliyiz-2508090

[4] https://haber.sol.org.tr/haber/muzakere-katliam-isgal-direnis-lubnanda-ne-oluyor-410103

[5] https://harici.com.tr/hizbullahtan-lubnan-hukumetine-dogrudan-muzakere-uyarisi/

[6] https://www.ydh.com.tr/d/40559/uclu-mutabakatin-hedefi-guney-lubnan-da-hizbullah-siz-bolge

[7] https://www.youtube.com/watch?v=lHB7UktwuKM

[8] https://www.bbc.com/news/articles/c5y01pdqvkgo

[9] https://www.evrenselhaber.com/lubnandan-son-firsat-aciklamasi-israilden-ateskes-sonrasi-isgal-aciklamasi/

[10] https://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5280016-i%CC%87srailin-g%C3%BCney-l%C3%BCbnandaki-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1nda-6-ki%C5%9Fi-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti

[11] https://www.haberler.com/amp/bm-den-israil-lubnan-ateskesine-destek-ve-cekilme-cagrisi-19912735-haberi/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ateşkes, İşgal ve Direniş Üçgeninde Lübnan

Soykırımcı ve işgalci İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları hız kesmeden devam ediyor. “Ateşkes” kararı alınmasına rağmen sivillere bombala...